Kahrolsun Demekle İsrail Kahrolmaz!

Kahrolsun Demekle İsrail Kahrolmaz!

Irkçı ve terörist İsrail işgal ettiği Filistin topraklarında Müslümanlara yönelik katliamlarına devam ediyor. Faşist İsrail’in, üç Yahudi gencin kaybolmasını bahane ederek başlattığı saldırılar, bu gençlerin cesetlerine ulaşıldıktan sonra daha da arttı. Birleşmiş Milletler, ABD ve başta İngiltere olmak üzere, Avrupa Birliği ülkeleri terörist İsrail’in saldırılarını bir savunma hakkı olarak nitelendiriyorlar.Oysa bu üç gencin kaybolmasından da, öldürülmesinden de İsrail istihbaratı sorumludur. Çünkü İsrail daha fazla Müslüman kanı dökebilmek için her türlü aşağılık davranışı yapabilecek bir karakterdedir. İsrail, bu gençlerin öldürülmesini tüm dünyaya “HAMAS’ın işi” şeklinde pazarlayarak saldırıya uğramışlık bahanesiyle Filistin halkına karşı girişeceği katliamı meşrulaştırmak istemiştir.

Birleşmiş Milletler, ABD ve AB ülkeleri Siyonist İsrail’in yetmiş yıldır oynadığı bu oyunun zaten doğal aktörleridir. Yetmiş yıldır İsrail’in her türlü katliamına ortak olan, destek veren ve arka çıkan Birleşmiş Milletlerden, ABD’den ve Avrupa ülkelerinden bu yeni saldırılar için bir tepki beklemek ancak taşeron siyasi anlayışların bir umududur.

Irkçı emperyalizmin vicdanı yoktur. Irkçı emperyalizmin adalet anlayışı yoktur. Onlar, Siyonist İsrail’e karşı, meşru müdafaa hakkını kullanan Müslüman Filistin halkını kınarlar. Siyonist İsrail’in saldırılarında savunmasız çocuk ve kadın yüzlerce Müslüman’ın öldürülmesinden esef duyduklarını söyleyip geçerler. Bu tavırlarının Siyonist İsrail’e “sen bildiğini okumaya devam et” demek olduğunu tüm dünya bilmektedir.

Yahudi gençlere ait cesetlere ulaşılmasının hemen ardından, İsrailli Siyonist fanatikler tarafından on altı yaşındaki Filistinli bir genç kaçırılmış ve canlı canlı yakılarak şehit edilmiştir. Batı, bu olay karşısında, Filistin halkının bir savunma hakkından zaten söz edecekte değildir. Siyonist İsrail, her Ramazan ayını Müslümanlar için kan gölüne dönüştürmeyi rutine bağlamıştır. Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’ye, karadan, denizden ve havadan yapılan son Siyonist saldırılarda, yaklaşık yüz kadar Müslüman şehit edilmiştir. Üç yüz kadar Filistinli yaralanmıştır. Elli kadar mesken tamamen yıkılmıştır. İki bin kadar konut ağır hasar almıştır.

Faşist İsrail özellikle iftar ve sahur saatlerinde saldırılar düzenlemektedir. Karşımızda, Ramazan ayını cehenneme çevirmekten haz alan, kadın ve çocuk öldürmekten haz alan, aşağılık bir zihniyet vardır. Saldırılarda meskenlerin yanı sıra mabetler ve sağlık merkezleri de vurulmuştur. Mabetlere yapılan saldırılar, Siyonist İsrail’in kendinden başka kutsalının olmadığının göstergesidir. Sağlık merkezlerine düzenlenen saldırılar, Siyonist İsrail’in düşük yoğunlukta bir soykırım yaptığının göstergesidir.

Filistinli Müslümanların acil gıda ve ilaç yardımına ihtiyaçları vardır. Ağır yaralılar için sağlık tertibatı yetersizdir. İsrail saldırılarda fosfor bombası kullanmaktadır. Siyonist İsrail’in tüm yaptıkları insanlık suçudur. Öte yandan basında Türkiye üzerinden, Mersin ve Dörtyol Limanlarından İsrail jetlerine yakıt gittiğine dair haberler yer almaktadır. Bu kabul edilebilir değildir. Malatya Kürecik’teki füze kalkanı, Gaziantep, Adana ve Kahramanmaraş’taki patriot rampaları İsrail’i koruma amaçlıdır. Bu da kabul edilebilir değildir.

Filistin meselesinde tarafsız olmak elbette kabul edilemez. Ancak, ekranlarda Filistin’e sahip çıkıyor gözüküp, diğer taraftan İsrail ile her türlü stratejik ortaklığı sürdürmek asla kabul edilemez. Tekrar tekrar söylüyoruz. Afganistan’dan Libya’ya, Pakistan’dan Sudan’a İslam coğrafyasındaki kaosun sebebi Siyonizm’dir. 28 Şubat Postmodern Darbesinin, 11 Eylül İkiz Kuleler Saldırılarının ve Mısır’daki darbenin ardında Siyonizm vardır. Bugün, Suriye’de ve Irak’ta yaşanan savaşın tetikleyicisi Siyonist İsrail’dir. Yaşadığımız coğrafyada yeni yeni devletçilerin kurulmasını planlayan Siyonist İsrail’dir. Birleşmiş Milletler, ABD ve Avrupa Birliği İsrail’in hizmetindedir.

Türkiye’nin ABD, AB ve İsrail ile stratejik ortaklığı kendi ayağına sıkmasıdır. Milletimiz bu gidişatın farkına varmalıdır. Kahrolsun İsrail demekle İsrail kahrolmaz. İsrail ancak güçten anlar. Tüm dünyanın başında bir musibet olan İsrail, işgal ettiği topraklardan sökülüp atılacaktır. Bunun yolu İslam Birliği’dir. Türkiye’nin yeri Avrupa Birliği değil İslam Birliği’dir. İsrail küstahlığının, İsrail şımarıklığının, İsrail aşağılık davranışlarının karşılığını er geç bulacaktır.

 Fethiye Anadolu Gençlik Derneği Temsilciliği

fethiyeagd_aciklama

Share This
COMMENTS

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir